|
Bölüm XI.4
ÇAĞDAŞ – TOPLUMCU – DEMOKRAT YAPILANMA VE BÜTÜNLEŞMEYE ÇAĞRI
21 Mart 1993
Ülkemizde ister “sosyal demokrat”, ister “demokratik sol”, ister “orta sol”, topluca “çağdaş-toplumcu-demokrat” diye anabileceğimiz kesimdeki “bölünmüşlük”, ne acıdır ki yerleşerek gelişiyor.
Taraflar bütünleşmenin “tabanda” olacağını savunurken, gerçekte bütünleşmenin ancak kendi etraflarında olabileceği “iddiasına” kuvvet kazandırmak istiyorlar. Böyle bir tavırsa, “bütünleşmeye” değil, “bölünmeye” katkı sağlıyor.
“Bölünme” salt yapay değil, önemli ölçüde yapısaldır. Taa, ülkemizde yaşanan “göçe” bağlı fevkalade özgün “insan hareketlerinin” ele alınmasındaki yetersizlikten kaynaklanmaktadır.
Taraflar bunu, henüz görememişlerdir. Çağdaş-toplumcu-demokrat “sosyal kıvamı” bulup, kurumsallaştıracak yerde; “insan anaforlarında” sürüklenip, “karşı karşıya” gelmişler; sonunda da birbirlerinden, hırpalanmalarla kopmuşlardır.
Bu arada, zaten tam tutturulamamış “ilerici sosyal kıvam”, “alabora” olmuştur.
Şimdi, çeşitli saflarda hemen herkes kazanılmış konum ve olanakları, “ne pahasına olursa olsun” korumak istiyor. Bu, anlaşılır bir “tepkidir”. Şu da var ki, böyle bir çerçevede davrananlar, karşılarında gelişen “samimi kaygılara”, “demokratik saygıda” kusur etmemelidirler.
Öte yandan, tarafların kendi bünyelerinde ayrı ayrı “program ve tüzük” çalışmalarında olduğu gibi, “olgunlaşma” yönünde attıkları adımlar, tabii çok saygın ve olumludur. Ama, “özlenen bütünleşmeye” yetemez.
Böyle gitmesi mümkün değildir. Böyle giderse; taraflar birbirlerini yok ederler; bu bir yana, ülkeye ve bölgeye bugüne kadar olandan çok daha fazla “melanet”, üşüşür.
O nedenle, çağdaş-toplumcu-demokrat kesimde ortaya çıkan bölünmüş “kısır yapılar” kırılmalı; ülkemize özgü “ilerici sosyal kıvamla” uyumlu bir “yapı” meydana getirilmelidir.
Bu ise, iyi niyetli çağrılarla ya da öndeki kadrolara baskılarla değil, “çetin bir mücadeleyle” olur.
Mücadeleyi, dikkate getirdiğimiz görüşlere inanan “toplumcu demokratlar”, kendi siyasi doğrultularında ve pratikleri içinde, sürdürmelidirler. Belli siyasi kesimlerde; ilçe ve il kongrelerinde, nihayet kurultaylarda, bu “toplumcu demokratlar”, yöresel özelliklerimize uygun “ilerici omuzdaşlıkları” listelerine yansıtmalı; “bütünleşmenin önündeki engelleri” aşağıdan yukarıya kadar, aşama aşama devirmelidirler.
“Özlenen bütünleşme” açıkladığımız biçimde çeşitli siyasi doğrultularda oluşturulacak “arınma” ve “sağlıklı yapılanma” uzantısında, sağlanabilecektir.
Bu uğurda 6 Şubat toplantımızdan sonra, ikinci toplantımızı yine hep birlikte gerçekleştireceğiz ve “çağdaş-toplumcu-demokrat” coşkuyu beraberce yücelteceğiz.
“Tabanda bütünleşmeye”, gelin beraberce omuz verelim, haydi!..
Çağdaş-Toplumcu-Demokrat Açılım Adına
Tolga Yarman, Prof. Dr. SHP Kurucu Üyesi
Toplantı Yeri ve Tarihi: Taksim Belediye Gazinosu 21 mart 1993, Pazar, Saat 13.00
|